Kırmızı Yanınca Kaç Saniyede Geçilir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Hayat, çoğu zaman bir trafik ışığının ötesine geçebileceğimiz bir yolculuk gibi görünür. Durur, bekleriz; sonra bir ışık yanar ve her şey değişir. Kırmızı ışık yanarken durmak, yeşil yanınca ilerlemek… Zaman bir ölçüye dönüşür. Peki, kırmızı ışık yanınca kaç saniyede geçilir? Bu basit bir soru gibi görünebilir. Ancak, edebiyat perspektifinden bakıldığında, aslında çok daha derin, çok daha katmanlı bir anlam taşır. Her saniye, bir anlatı, bir karakterin değişimi, bir temanın keşfi olabilir. Çünkü edebiyat, sadece kelimelerden ibaret değildir; aynı zamanda zamanın, olayların ve sembollerin iç içe geçtiği bir alanı da yansıtır. Bu…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Evimiz çok sıcak ne yapmalıyım? — Sıcaklığın ötesinde bir sosyolojik bakış Bir yaz günü, pencereleri sonuna kadar açtığınız halde evinizin içi dışarısından daha sıcak olduğunda kendinizi nasıl hissedersiniz? Bu sadece “sıcak bir ev” problemi değildir; bir yandan bedeninizi bunaltırken diğer yandan kafanızın içinden şu sorular geçer: “Neden ben? Neden hep bu ev?” Bu yazıda “Evimiz çok sıcak ne yapmalıyım?” sorusunu sıradan bir pratik sorudan çıkarıp, toplumsal normlar, toplumsal adalet ve eşitsizlik bağlamında tartışacağız. Evlerimiz, sadece fiziksel yapılar değil, aynı zamanda sosyal ilişkiler, güç dengeleri ve kültürel pratiklerin yansıdığı alanlardır. Bir evin sıcaklığı da bu büyük sosyal örgünün bir parçasıdır. 1.…
Yorum BırakBeyinde Çürüme Nedir? Felsefi Bir Bakış Bir sabah uyandığınızda, zihninizin hâlâ taze olduğunu ve dünyayı olduğu gibi, belirli bir şekilde algıladığınızı varsayıyorsunuz. Ama ya beyninizin, hafızanızın ve algılarınızın gitgide yavaşladığını, bozulduğunu ya da değiştiğini fark ederseniz? Beyinde çürüme, yalnızca nörolojik bir süreç değil, aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik derinlikleri olan bir kavramdır. İnsanlar olarak en temel sorularımızdan biri şu olabilir: “Gerçekten kimim ve düşüncelerim ne kadar gerçek?” Felsefi Bir Soru: Kimliği Kaybetmek Beyinde çürüme, genellikle Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı gibi nörolojik hastalıklarla ilişkilendirilse de, bu durumu daha geniş bir felsefi bakış açısıyla incelemek, insanın kendini algılayışını, düşünsel süreçlerini ve…
Yorum BırakAile Dizisi Çiftlik Evi Kime Ait? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Analiz Aile dizisi ve çiftlik evleri… Bir yanda geniş araziler, doğayla iç içe bir yaşam ve bir ailenin birbirine bağlı yaşam alanı. Diğer yanda, bu yaşam alanının toplumsal yapılarla ve bireylerin sosyal kimlikleriyle nasıl şekillendiği. Bazen göz önünde olan, bazen de fark edilmeyen güç ilişkilerinin çatıştığı, birbirine paralel giden bir yaşam pratiği. Bu yazıda, Aile Dizisi’nde yer alan Çiftlik Evi’nin sahipliği üzerinden toplumsal normları, cinsiyet rolleri, kültürel pratikleri ve güç ilişkilerini anlamaya çalışacağız. Belirli bir meslek veya kimlikten bağımsız olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla nasıl…
Yorum BırakGiriş: Kimlik ve Yer, Bir Arayış Bir sabah, sokağınızda yürürken fark edersiniz; etrafınızdaki insanlar, yaşadıkları toprakla nasıl bir bağ kurmuşlar? Bu sorunun ardında yatan mesele, sadece coğrafi bir aidiyet meselesi değildir; aynı zamanda insanın varlıkla, kimlikle, yaşamla kurduğu ilişkiyi de sorgular. Varlık felsefesi, her bireyi farklı açılardan tanımlayan bir disiplindir. Ontoloji, yani varlık bilimi, insanın sadece kendisiyle değil, çevresiyle de nasıl bir bağ kurduğunu tartışırken, etik, bu bağların doğru ya da yanlış olma halini sorgular. Bilgi kuramı ise, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu nasıl bilmemiz gerektiğini sorar. Bu sorular, bizi yalnızca felsefenin derinliklerine değil, yaşadığımız toplumun gerçeklerine de götürür. Konya’da…
Yorum BırakGene Kaç TL? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Bakış Eğitim, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü dönüşüm aracıdır. İster bir okuldaki öğrenciler, ister bir yetişkinin kişisel gelişim yolculuğu olsun, öğrenme süreci, insanları değiştiren ve dönüştüren bir güç taşır. Bugün öğrenmeye dair daha fazla bilgiye sahip olsak da, hâlâ sorularla dolu bir alanla karşı karşıyayız. “Gene kaç TL?” sorusu, ekonomik bir endişeyi ifade etse de, aynı zamanda eğitim ve öğrenme kavramlarını sorgulamamıza neden olan bir soru olabilir. Bir şeyin fiyatı yalnızca maddi değerini değil, aynı zamanda ona dair sahip olduğumuz algıyı da yansıtır. Bu yazıda, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri…
Yorum BırakBir sabah uyandığınızda, aynada kendi yansımanıza bakarken “Bitik gibiyim” dediğiniz oldu mu hiç? Bu sözcük, dilimizde çoğu zaman tükenmişliği, yorgunluğu, hatta varlığın bir kısmını kaybetmiş olma hissini anlatmak için kullanılır. Ama bitik olma deneyiminin ardında yalnızca fiziksel yorgunluk yoktur; bilişsel süreçler, duygular ve sosyal etkileşimler bu durumu derinden şekillendirir. Psikoloji, bu noktada bize sadece neden “bitik” hissettiğimizi değil, bu hissin nasıl ortaya çıktığını, sürdüğünü ve bazen de kalıcı hale geldiğini anlamamız için bir mercek sunar. Bitik Nedir: Kavramsal Bir Başlangıç Günlük dilde bitik; bitmiş, tükenmiş, enerjisi kalmamış anlamlarını taşır. Psikolojide ise bu deneyim, çoğu zaman duygusal zekâ, bilişsel yük ve…
Yorum BırakRitüelden Güneşin Doğuşuna: Aktivite Oranı Ne Demektir ve Kültürler Arası İzleri Bir insanın sabah uyanıp ilk iş olarak yüzünü yıkaması ile bir başka insanların yılın belirli günlerinde gün doğarken başlayan ritüelleri arasında bir bağ olduğunu sezmiş miydiniz? Ya da bir toplumun avcılık, toplayıcılık ya da ticaretle geçen günlerini ölçen kavramların arkeolojik katmanlarda nasıl izler bıraktığını düşündünüz mü? Bugün “Aktivite oranı ne demektir?” sorusunu, sadece istatistiksel bir gösterge olarak değil; kültürlerin günlük yaşamlarını, ritüellerini, ekonomik sistemlerini ve en derinlerinde kimliklerini belirleyen bir antropolojik mercekten ele alacağız. Bu yazı, bilimsel tanımların ötesine geçip, farklı toplumların zamanla ve etkinlikle kurduğu ilişkilere odaklanacak. Kültürel…
Yorum Bırakİneğin Büyüğüne Ne Denir? İneğin büyüğüne ne denir diye bir soru sorsak, çoğumuz için bu, büyük bir anlam ifade etmeyen basit bir konu gibi görünebilir. Ancak, bu soru altında yatan derinlik, tarihsel, kültürel ve dilsel bir zenginliği barındırıyor. Kültürümüzde, hayvancılığın bir dönem çok önemli bir yer tuttuğu bilinirken, aynı zamanda insanlık tarihinin temel geçim kaynaklarından birini oluşturan bu canlılar üzerine pek çok mitoloji, terim ve kelime türetilmiştir. Gelin, bu sorunun ardındaki derinliği keşfetmek için bir yolculuğa çıkalım. İneğin Büyüğü: Boğa mı, İnek mi? İneğin büyüğüne ne denir sorusunun cevabı, aslında hem basit hem de oldukça karmaşıktır. Çoğu kişi, bir ineğin…
Yorum BırakYiyismek Ne Anlama Gelir? Kültürel, Sosyal ve Felsefi Bir İnceleme Bir sabah, kahvemi içerken, etrafımda olup bitenlere dikkatle bakıyorum. Biri bir şeyler yerken öteki keyifli bir şekilde yemek yapıyor; sokaklarda, evlerde, sofralarda, sosyal medyada… Yiyiş bir şekilde hayatın merkezi olmuş gibi. Peki, bu kadar önemli olan bir eylemi sadece “beslenmek” olarak mı tanımlamalıyız? Yiyismek, sadece açlığı gidermekten daha fazlası olabilir mi? Kendimizi, kimliğimizi, kültürümüzü, hatta dünya görüşümüzü yemekle, yiyişle nasıl şekillendiriyoruz? Yiyismek, sadece bir günlük rutinin parçası mı, yoksa kültürlerarası farklılıkları, toplumsal normları ve hatta felsefi soruları içinde barındıran daha derin bir kavram mı? Bugün, bu sorulara hep birlikte yanıt…
Yorum Bırak