Bir Arsanın Hikâyesi, Bir Ailenin Sessiz Çatlağı Kayseri’de kışlar sert olur. Ama bazı soğuklar havadan değil, insanların içinden gelir. Ben bunu en çok dedemin bıraktığı arsada öğrendim. O arsa, şehir merkezine biraz uzak ama bizim için dünyanın tam ortasıydı. Çocukken bayram sabahları oraya giderdik. Toprak kokusu, eski taş duvarlar, rüzgârın uğultusu… Her şey bir şekilde “biz” gibi hissettirirdi. Sonra zaman geçti, insanlar değişti, planlar değişti. Ve bir gün o arsanın adı sık sık “kat karşılığı inşaat” diye anılmaya başladı. İlk duyduğumda anlamamıştım. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi… Sanki bir şey veriyorsun ama aslında iki taraf da bir şey kaybediyor gibi. Ya…
Yorum BırakEtiket: de
Centaurajans ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Çayın kilosu kaç TL’den alınıyor” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Çayın Kilosu Neden Herkesin Merak Konusu Oldu? Çay, Türkiye’de sadece bir içecek değil; sabahın başlangıcı, sohbetin bahanesi, bazen de düşüncelerin sessiz ortağı. Eskişehir’de üniversitede çalışan genç bir araştırmacı olarak şunu net söyleyebilirim: Çay üzerine konuşulan konular bazen akademik makalelerden daha fazla tartışma yaratabiliyor. Son zamanlarda en sık karşılaştığım sorulardan biri şu oluyor: Çayın kilosu kaç TL’den alınıyor? Bu soru kulağa basit geliyor ama işin içine girdikçe, tıpkı bir bardak çayın deminde yavaşça açılan renk gibi, çok katmanlı bir ekonomik ve bilimsel yapı ortaya çıkıyor.…
Yorum BırakKayseri’de Bir Balkonun Kenarında Başlayan Hikâye Merhabalar! Centaurajans olarak “Balkonlar tapuya dahil midir” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Kayseri’de 25 yaşında biri olarak yaşamak bana hep aynı şeyi hissettirdi: şehir büyük ama insanın içi daralabiliyor. Günlüklerimi karıştırırsanız en çok “beklemek” kelimesini görürsünüz. Bir şeylerin olmasını beklemek, bir yerden çıkıp başka bir yere varmak, biraz da kendime varmak… O gün de sıradan bir gündü aslında. Sabah işe yetişmek için erkenden kalkmıştım, kahvemi aceleyle içmiş, montumu kapının yanında unutup geri dönmüştüm. Ama asıl hikâye akşamüstü başladı. Çünkü o gün ilk kez “kendi evim” olabilecek bir yerin kapısından içeri girmiştim. Bir Evin…
Yorum BırakEdebiyatın Terim Anlamları Nelerdir? Sözcüklerin Işığında Bir Anlam Yolculuğu Bir edebiyatçının kalemi, yalnızca kelimeleri yan yana getirme aracı değildir; o kalem, insan ruhunun en derin katmanlarını, dilin büyüsüyle açığa çıkaran bir aynadır. Her sözcük, kendi tarihini, sesini ve duygusunu taşır. Bu yüzden edebiyatın terim anlamlarını anlamak, yalnızca bir bilgi meselesi değil; bir anlam yolculuğudur. Çünkü “edebiyat” dediğimiz şey, insanın kendini kelimeler aracılığıyla yeniden kurduğu yerdir. Edebiyatın Temel Terimsel Çerçevesi Edebiyat sözcüğü, Arapça “edeb” kökünden gelir; başlangıçta “güzel davranış, incelik, terbiye” anlamlarına sahipken, zamanla “sözün ve anlatının güzelliği”ni ifade etmeye başlamıştır. Bu dönüşüm, edebiyatın hem ahlâkî hem estetik bir zemin üzerinde…
6 YorumGirişimsel Radyoterapi: Bir İyileşme Sürecinin Felsefi Derinlikleri Girişimsel radyoterapi, insanlığın sağlığını yeniden yapılandırma çabasında bilimin sınırlarını zorlayan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi şekli, tıbbın daha önce hayal bile edilemeyen bir biçimde hastalıklarla savaşmasına olanak tanımaktadır. Ancak, her bilimsel buluş gibi, girişimsel radyoterapi de yalnızca biyolojik bir iyileşme aracından öte, derin bir felsefi ve etik meseleye dönüşmektedir. İnsanlık, sağlık ve tedavi anlayışını değiştirirken, kendini bu süreçte nasıl yeniden tanımlar? Ontolojik ve epistemolojik açılardan ele alındığında, radyoterapi yalnızca bedeni değil, insanın varoluşunu da yeniden şekillendirir. Ancak bu süreç, varoluşun, bilgi edinmenin ve etik sorumluluğun temellerine dair soruları beraberinde getirir. Ontoloji ve Tedavi:…
4 Yorum