İçeriğe geç

Temellük etmek ne demek ?

Temellük Etmek Ne Demek? Bir Eski Defterin Bana Öğrettiği Anlam

Kayseri’de yaşadığım küçük ama benim için çok büyük anlam taşıyan bir olayın üzerinden aylar geçti. Hâlâ bazı akşamlar odamın köşesinde duran eski defterime bakarken o günü hatırlıyorum. Ben 25 yaşındayım ve yıllardır günlük tutuyorum. Bazen yaşadığım en küçük şeyi bile birkaç cümleyle kâğıda dökerim. Çünkü bazı duyguların insanın içinde kaybolup gitmesini istemiyorum.

Geçen kış, anneannemden kalan eski bir sandığı açtığımda hayatımda hiç beklemediğim bir kelimeyle karşılaştım: “Temellük etmek.”

Sandığın içinde sararmış fotoğraflar, eski mektuplar, birkaç el işi örtü ve yıllar öncesinden kalmış bazı belgeler vardı. Belgelerin birinde bu kelime geçiyordu. İlk başta anlamını bilmiyordum. Açıkçası biraz şaşırdım. Yıllardır kitap okuyan, not alan biri olmama rağmen bu kelimeyle daha önce doğru düzgün karşılaşmamıştım.

O anda hissettiğim şey garip bir meraktı. Sanki geçmişten bana gönderilmiş küçük bir mesaj bulmuş gibiydim.

Eski Bir Sandık, Eski Hatıralar ve Öğrendiğim Yeni Bir Kelime

Anneannemin sandığı bizim evde yıllardır duruyordu. Çocukken yanından geçerken bile içinde ne olduğunu merak ederdim. Ama nedense kimse açmaya cesaret etmezdi. Belki de bazı eşyalar sadece eşya değildir. İçinde geçmişin sesi, insanların yaşanmışlıkları ve sakladıkları duygular vardır.

O gün sandığı açtığımda ilk elime geçen şey eski bir mendildi. Üzerinde küçük çiçek desenleri vardı. Onu tutarken anneannemin ellerini düşündüm. Bazen bir eşyanın değeri maddi olarak ölçülmez. Bir insanın ona verdiği anlam, o eşyayı bambaşka bir yere taşır.

Belgeleri incelerken “temellük etmek” kelimesini gördüm. Önce yanlış okuyorum sandım. Sonra araştırdım ve anlamını öğrendim.

Temellük Etmek Kelimesinin Anlamı

Temellük etmek; bir şeyi kendi malı olarak edinmek, sahiplenmek, kendisine ait hâle getirmek anlamına gelir. Daha çok hukukta ve eski metinlerde kullanılan bir ifadedir. Bir kişinin bir mal üzerinde hak sahibi olması veya onu kendi mülkiyetine geçirmesi anlamında kullanılır.

Ancak o gün bu kelime bana sadece bir hukuk terimi gibi gelmedi. Çünkü sandığın içindeki eşyalar bana başka bir şey düşündürdü: İnsan bazen sadece bir eşyayı değil, bir hatırayı, bir duyguyu, bir geçmişi de temellük eder.

Bir fotoğrafı saklamak, bir mektubu yıllarca korumak ya da bir insanın bize öğrettiği güzel bir sözü hayatımızın parçası yapmak… Bunların hepsi bana göre farklı bir sahiplenme biçimiydi.

O an günlük defterimi açıp şu cümleyi yazdım:

“Bazı şeyleri elimizle değil, kalbimizle temellük ederiz.”

Bu cümleyi yazarken içimde hem hüzün hem de sıcak bir mutluluk vardı.

Kayseri’de Geçen Sessiz Bir Akşamın Bana Öğrettikleri

O akşam Kayseri’nin soğuk havası vardı. Pencereden dışarı baktığımda sokak lambalarının altında yürüyen insanları izliyordum. Şehir her zamanki gibi sakindi. Fakat benim içimde büyük bir hareketlilik vardı.

Çünkü yıllardır bana ait olduğunu düşündüğüm bazı şeylerin aslında bana nasıl ulaştığını hiç sorgulamamıştım.

Bir eşyanın bize kalması, gerçekten ona sahip olduğumuz anlamına gelir mi?

Bunu uzun süre düşündüm.

Mesela anneannemin eski şalı artık benim dolabımdaydı. Teknik olarak benim eşyamdı. Ama ben onu sadece bir kumaş parçası olarak görmüyordum. O şalın içinde anneannemin sesi, evimizin eski kokusu ve çocukluk anılarım vardı.

Belki de temellük etmek kelimesinin en güzel tarafı burada saklıydı. Bir şeyi sadece almak değil, ona anlam yüklemekti.

Bir Hayal Kırıklığı ve Ardından Gelen Farkındalık

Bu keşfi yaptıktan birkaç gün sonra küçük bir hayal kırıklığı yaşadım.

Aile içinde eski eşyaların bazılarını satma fikri konuşuldu. İlk duyduğumda çok üzüldüm. İçimden “Nasıl olur?” diye geçirdim. Çünkü benim için o eşyalar sıradan değildi.

Bir an herkesin geçmişe benim kadar bağlı olmadığını fark ettim.

Bunu kabul etmek kolay olmadı. Kendimi biraz yalnız hissettim. Sanki sadece ben o eski anıların değerini anlayabiliyormuşum gibi geldi.

O gece günlüğüme uzun uzun yazdım. Kızgınlığımı, kırgınlığımı ve içimde oluşan boşluğu anlattım.

Ama sonra başka bir şey fark ettim.

Bir eşyanın değerini belirleyen şey, onu herkesin koruması değildi. Bazen bir kişinin bile o anlamı yaşatması yeterliydi.

Ben anneannemin hatıralarını kalbimde taşıyorsam, o bağ zaten kaybolmayacaktı.

Sahip Olmak mı, Sahiplenmek mi?

Temellük etmek kelimesini öğrendikten sonra hayatımdaki birçok şeyi farklı düşünmeye başladım.

İnsan bazen sahip olduğu şeylerin kendisine ait olduğunu sanıyor. Ev, araba, kıyafet, kitaplar… Bunların hepsi bizim olabilir.

Ama gerçek sahiplik sadece anahtarlarla ya da belgelerle açıklanabilir mi?

Bence hayır.

Bir kitabı yıllarca saklamak, çünkü içinde altını çizdiğin bir cümle vardır.

Bir şarkıyı her duyduğunda geçmişteki güzel bir günü hatırlamak.

Bir kokunun sana çocukluğunu geri getirmesi.

Bunların hepsi insanın hayatında görünmeyen bağlar oluşturur.

Ben artık temellük etmek kelimesini sadece “bir şeyi mülkiyetine geçirmek” olarak görmüyorum. Benim için bu kelime, insanın değer verdiği bir şeyi hayatında özel bir yere koyması anlamına da geliyor.

Günlüğümde Kalan Bir Cümle

Aradan zaman geçti. Sandıktaki eşyaların bazıları hâlâ bende duruyor. Özellikle o eski mendili zaman zaman elime alıyorum.

Her aldığımda aynı duyguyu hissediyorum.

Bir taraftan geçmişin uzaklaşmasına üzülüyorum. İnsan büyüdükçe bazı şeylerin geri gelmeyeceğini daha iyi anlıyor. Çocukluk günleri, eski evler, kaybettiğimiz insanlar…

Bunların hiçbirini yeniden yaşayamayız.

Ama diğer taraftan içimde büyük bir umut var.

Çünkü hatıralar tamamen yok olmuyor.

Onları yaşatan insanlar oldukça devam ediyorlar.

Ben de artık bazı şeyleri korumanın sadece saklamak olmadığını biliyorum. Bazen bir hikâyeyi anlatmak, bir anıyı paylaşmak veya bir değeri devam ettirmek de sahip çıkmaktır.

Temellük Etmek Ne Demek Sorusu Bana Neyi Hatırlattı?

Bugün biri bana “Temellük etmek ne demek?” diye sorsa, ona sadece sözlük anlamını anlatmam.

Elbette bu kelimenin anlamı; bir şeyi kendine ait hâle getirmek, sahip olmak ve mülkiyetine geçirmek demektir.

Ama benim için bundan daha fazlasıdır.

Çünkü bazı şeyler insanın hayatına girdikten sonra sadece eşya olmaktan çıkar.

Bir dedenin saati, bir annenin mektubu, bir arkadaşın verdiği küçük bir hediye ya da yıllar önce yazılmış bir not…

Bunlar insanın ruhunda yer eder.

Ben Kayseri’de kendi küçük dünyamda bunu öğrendim. Eski bir sandığın başında, sararmış birkaç kâğıdın arasında, aslında geçmişle bugün arasında bir bağ kurdum.

Bazen hayat bize büyük dersleri büyük olaylarla vermez. Bazen küçük bir kelime, eski bir eşya veya unutulmuş bir anı insanın düşüncelerini tamamen değiştirebilir.

Temellük etmek kelimesi de benim için böyle oldu.

Bir kelime olarak karşıma çıktı ama bana sahip olduğum şeylerden çok, değer verdiğim şeyleri hatırlattı.

Artık günlüğümde yeni bir sayfa açtığımda sadece yaşadıklarımı değil, hayatımda yer eden anlamları da yazıyorum.

Çünkü zaman geçiyor, insanlar değişiyor, eşyalar eskiyor.

Ama kalbimizde gerçekten yer verdiğimiz şeyler bizimle kalmaya devam ediyor.

Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Temellük etmek ne demek” hakkında aklınıza takılan her şeyi Centaurajans üzerinden sorabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://appcalender.com.tr https://deh.com.tr https://lamo.com.tr Sitemap
https://ilbet.casino/